T.C.YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

Esas:2022/10348
Karar:2024/516
K.T.:25.01.2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1786 E., 2022/2956 K.

DAVA TARİHİ : 12.12.2016

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2016/737 E., 2022/157 K.

Taraflar arasındaki katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; evlilik birliği içerisinde edinilmiş olan 1998 model 06 AV 1679 Plakalı araç ile Çorum Merkez Yavruturna Mah. 221. Ada, 23 Parsel 8 Pafta 7 nolu bölümde bulunan apartman dairesi ve Çorum Merkez Bahçelievler Mah. 541 ada, 3 Parsel 4 Pafta 18 Nolu bağımsız Bölümde bulunan müstakil dükkanı 1996 yılı evlilik sonrası birlikte satın aldıklarını, ortak kararla bahse konu otomobil, ev ve dükkanın davalı adına tescil edildiğini belirterek apartman dairesi, müstakil dükkan ve hususi otomobilin yargılama sırasında yapılacak araştırma ve incelemeler sonucunda ortaya çıkacak rayiç bedelin %50′ si olarak talep edilen gerçek alacak miktarını talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik harca esas değer olarak göstermiş bulunduğu 20.000,00 TL alacağın, katkı payı alacağı için dava tarihinden değer artış payı ve katılma alacağı için karar tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların boşanma davalarının halen derdest olduğunu, taraflar arasındaki mal rejiminin sona ermiş olmadığını, davacının işbu davayı açmasında hukuki menfaati bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin babasının varlıklı olduğunu, sağlığında çocuklarına çeşitli paylaşımlarda ve yardımlarda bulunduğunu, aracın ve taşınmazların davacının kişisel parası ile alındığını, dükkan alınmadan önce babasının davacıya verdiği 4.000,00 TL ile davacının önce dolar aldığını, doların o dönemde ani yükselişi ile paranın 8.000,00 TL olduğunu, bu 8.000,00 TL ile dükkanın alındığını, meskenin alımında ise davacıya babası ve abisi tarafından Çorum ili Sungurlu ilçesinde verilen evin 2011 yılında 117.000,00 TL bedelle satılarak elde edilen paradan 113.000,00 TL ile 23 parseldeki meskenin alındığını, kalan para ile davaya konu aracın alındığını, aracın da ortak çocuğun eğitim giderleri için satıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın katılma alacağına ilişkin olduğu, tarafların 25.11.2019 kesinleşme tarihli boşanma ilamı boşandıkları, tarafların başkaca bir rejim seçmedikleri görülmekle yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabii oldukları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 219 uncu maddesi gereğince bir eşin karşılığını vererek elde ettiği malvarlığının edinilmiş mal sayıldığı, aynı Kanun’un 236 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince diğer eşin edinilmiş mal grubundaki mallar üzerinde katılma alacağı hakkı bulunup, söz konusu malın edinilmesine maddi ve somut bir katkısının aranmadığı, edinilmiş mallara katılma rejiminde evlilik birliği içinde edinilen malların karine olarak edinilmiş mal olduğu, bir malın kişisel malı olduğunu iddia eden tarafın 222 nci maddenin birinci fıkrası gereğince ispatla yükümlü olduğu, davalı kadının tanık beyanlarıyla dava konusu malların kişisel malı olduğunu, ailesinden gelen hibelerle alındığını ispat ettiği, diğer taraftan da davacının dava konusu malların edinilmiş mal olduğunu veya bu mallara herhangi bir kişisel malıyla katkıda bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu malların davalının kişisel malı olmadığını ileri sürerek; davanın reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, katılma alacağı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının katılma alacağı bulunup bulunmadığı, tasfiye konusu malvarlığının edinilmesinde davalının kişisel malının kullanılıp kullanılmadığı, kişisel mal savunması ve ispatı noktasında toplanmaktadır.

İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 220 nci maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 226 ncı maddesi, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası.

Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4721 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) ve (4) nolu alt bentlerinde, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri ile kişisel mallar yerine geçen değerlerin kişisel mal olduğu; aynı Kanun’un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da bir eşin bütün mallarının, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul olduğu düzenlenmiştir.

Davacı erkek vekilinin … plakalı araca yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Mahkemece, davalının kişisel mal savunmasını ispatladığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davalının cevap dilekçesinde kişisel malı olan dava dışı evin satışından elde edilen paranın bir kısmı ile tasfiye konusu 7 nolu meskenin bir kısmı ile de tasfiye konusu aracın satın alındığını savunduğu, davacının da 18.05.2017 tarihli dilekçesinde davalının kişisel malı olan dava dışı evin 117.000,00 TL’ye satılarak 113.000,00 TL’ye tasfiye konusu 7 nolu meskenin alındığını ikrar ettiği, tasfiye konusu 7 nolu meskenin alımından kalan paranın, taraf ve tanık beyanına göre 4.000,00 TL olduğu, Mahkemece davalının kişisel malı olan 4.000,00 TL’nin aracın alımında kullanıldığının kabulü yerinde ise de, tasfiye konusu aracın edinme tarihinin ve edinme değerinin tamamının kişisel malla karşılanıp karşılanmadığı belirlenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, öncelikle tasfiye konusu aracın davalı adına edinme tarihindeki değeri belirlenerek edinme tarihi itibarıyla davalının kişisel malı olan 4.000,00 TL ile ödendiği, geri kalan kısmının ise aksi ispat edilemediğinden edinilmiş maldan karşılandığı kabul edilerek kişisel mal denkleştirmesinin yapılıp sonucuna göre davacı erkeğin katılma alacağının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile tasfiye konusu araç yönünden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 06 AV 1679 plakalı araç yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının 06 AV 1679 plakalı araç yönünden BOZULMASINA,

Davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

Peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.